ADİLE SULTAN KASRI-HABABAM SINIFI MÜZESİ

 

AİLE SULTAN KASRI-HABABAM SINIFI MÜZESİ

                                             Bülten

HABABAM SINIFI MÜZESİ

-Ferhat Çelepkolu yazısından esinlenerek:

İlk olarak Hababam Sınıfı Müzesinden bahsedecek olursak Mizah kitabında Terry Eagleton ,’Niçin güleriz?’sorusunu ele alıyor. Zekice bir espri incelikli nüktedanlık kadar basit taklitlerin ve üzerinde düşünülmemiş davranışların da yanıt olarak verilebileceğini söylüyor.

Yazarın ‘modern zaman filazoflarının en büyüğü’ olarak tanımladığı Bakhtın’a göre kahkaha sadece komik olaylara verilen bir tepki değildir. Aynı zamanda farklı bir bilgi biçimidir. Yeni bir bilme biçimidir. Kahkahayı bir epistemolojinin(bilgi felsefesi)içerisinde düşünen tek isim Bakthin değildir. Walter Benjamin ‘Brech’i Anlamak’ adlı çalışmasında ‘Düşünce için kahkahadan daha iyi bir başlangıç noktası yoktur.’der.

Üstünlük ve aykırılık

Üstünlük teorisi Eagloton’un kitabına göre verilmiştir. Bu teoride ötekinin kusur ve eksikliklerinden beslenilir.

Kitaptan alıntılar:

-Sosyal gerçekliğin inşası, sürekli çaba gerektiren yorucu bir iştir. Mizah da zihinsel kaslarımızı gevşetmemiz için izin veriri.

-Şakalar toplumsal gerçeğin tesadüfen inşa edilmiş doğasının sırrını ifşa eder. Dolayısıyla da kırılganlığı açığa vurur.

-Bir şakanın amacı insanı aşağılamak değil ona zaten aşağılanmış olduğunu hatırlatmaktır.

-Ulus Baker’le yapılan bir röportaj sırasında sorulan:

‘Güçlü bir insanla güçsüz bir insanın karşılaşması durumunda ortaya çıkan kötülükler karşısında ne yapılabilir?’ e  yanıt olarak Ulus Baker:

‘Öyle bir şey algılamıyorum. ‘diye cevap vermeye başlar ve şunu söyler:

‘Yani gücün nedeni güçsüzlüktür, güçsüzlüğün nedeni kudretin bastırılmasıdır.’

Burada aslında güçsüzlüğü mizah gücüyle ortaya çıkarabileceğimiz, bu amaç ve kudreti kullanabileceğimiz anlamı çıkar.

Yani aslında üstünlük teorisi mizahla dengeye gelen bir sosyal işleyişe dönüşebilir.

Aykırılık teorisi: Bu teoriye göre mizah gündelik hayatın hayatın kesintiye uğradığı, akışın tersine çevrildiği, çelişkilerin açığa çıktığı anları ifade eder. Göle maya çaldığınızda, eşeğe ters bindiğinizde bu ilke açığa çıkar.

Üstünlük ve aykırılık mizahı dışında ‘ofansif mizah’ dediğimiz kavramlarla son zamanlarda karşı karşıya geliyoruz. Konu ayırt etmeksizin; dil, din, cinsiyet, ırk vb. yapılan mizah türüdür. Özellikle sosyal medyada yapılmaktadır. Bu mizah türü en çok ezilen kesime yönelmektedir. Komik olmamasının da dışında vahim olanın gerçeği yansıtmamak olduğu söyleniyor kitapta. Yani toplumsal ilişkilerin sorgulanması yerine fatura yine daha eğitimsiz ve daha kötü durumda olana, savunma mekanizmaları ellerinden alınmışlara kesiliyor.

Karagöz ve Hacivat’ta eğitimli- aydın bir karakter oluşturulur. Hacivat bunu temsil eder.Karagöz ise eğitimsiz olmasına rağmen Hacivat’ı alt edip onu köşeye sıkıştıracak zekaya sahiptir. Keloğlan çirkin ve fakir olarak verilir. Ancak bu da bir ofansif mizah değildir. Onun şans-cesaret karışımı tepkilerinin başarıyla sonuçlanması kaygısını taşırız. Tüm bu geleneksel unsurlar ofansif mizahtan çok uzak yerel olanı değerlendirme çabası taşır.

O zaman tüm bunlardan mizahın iki türlü işlediğini görüyoruz:

Hareket noktası üstünlük teorisi olması durumunda karşıt olanın saflığı, sakarlığı ve dil sürçmesi bizi güldürüyor. Avrupa Yakası dizisindeki Burhan Altıntop; aykırılık ve üstünlük mizahının örneğidir. Plaza insanı olamaması üstünlük algısı ve diğerinin kusuru üzerine kuruludur. Rahatsız edici olmadığı gibi Burhan Altıntop karakteri acizliği toplumsal bir farkın içinde eriterek verecektir.

İkinci mizah yapma şekli ise bunun tersidir. Örneğin Sıdıka dizi filminde bu karakter toplumsal sorunları, aile içinde kadının yerini, toplumda ikinci sınıf kabul edilen , ailenin en zayıf halkası olan bir karakter üzerinden anlatır.

-Edebiyatta Haldun Taner’in ‘Sancho’nun Sabah Yürüyüşü’hikayesi bir mizah kurmacasıdır. Köpekler üzerinden insanlar anlatılır. Hatta bir yerde Avrupa’da veterinerde doğmuş,Türkiye’de hasta olmuş, burada bir hastaneye gitmek zorunda kalmış bir köpek anlatılır. Bu hicivle birlikte mizahın gücünü yansıtan bir bölümdür. Köpeğin hastalıktan daha çok böyle bir duruma düştüğü için üzüntü içinde olduğu anlatılır. ‘Akla bak akla, iyileş de nasıl iyileşirsen iyileş baba’ diye anlatır Taner. Sonra insan, hayvan, nankörlük, sadakat; aslında otorite ve sadakat figürleri eleştirilerek verilir. Hatta bir yerde sorar:’Peki insan bu sadakate değer mi?’

-Orhan Veli’nin bir nasıra, Süleyman Efendi’ye yazdığı şiiri; şiir ve eylemselliği göstermek amacıyla mizahi bir içerik, şiirle bir mesajı birleştirdiği eseridir.

-Bu konuda çocuklarla şöyle bir etkinlik yapılabilir:espri, kahkaha kavanozu oluşturulabilir. Burada kurallar da konur. Bu, sosyal işleyişi de etkileyen bir etkinliktir. Çünkü bu gülmece durumların kaba, rahatsız edici nitelikte olmamasına dikkat edilir.

2. bir etkinlik olarak da Hababam Sınıfı filmi çocuklara izletilir. Karakterlerin fotoğraflarının olduğu büyük bir şema oluşturulur. Bu şema duvara asılır. Karakterlerin özelliklerini kısaca veren kartlar hazırlanır.Çocuk, o özelliklere sahip karakterle kartları birleştirir. Ya da filmden bazı sahneler alınır. Bu sahnelere ait olan emojiler hazırlanır. Çocuklar bu duruma ait emojiyle fotoğrafı eşleştirirler.

Bu, çocukların duyusal okuryazarlığı, empatiyi, eleştirel okuryazarlığı öğrenmesini sağlar. Sinema ve müze okuryazarlığını biraraya getirir.

Rıfat Ilgaz’ın toplumsal yapıyı, eğitim sistemini, kusurlarını mizahla verdiği eseridir.

 

ADİLE SULTAN KASRI

-Adını Sultan Abdülmecit’in kardeşi olan Adile Sultan’dan alan bir saraydır. Adile Sultan şair ve hayırsever bir hanedan mensubudur. Sultan 2.Mahmut’un kızıdır. 2. Mahmut Adli mahlasını anımsatması için kızına Adile ismini vermiştir. İyi bir öğrenim görerek Arapça, Farsça, edebiyat, tasavvuf, müzik ve hat öğrenmiştir. ,Adile Sultan divan sahibi tek kadın şair olarak tanınmaktadır. Bu anlamda bir yapı, kültür okuryazarlığı için de temel oluşturmaktadır. Adile Sultan Kandilli’nin imarına katkıda bulunmuş; yoksullara yardım etmiş, özellikle eğitim konusunda çabalarının varlığı bilinen bir isimdir. Bu yapıyı 1899 yılında kız okulu olmak üzere bağışlamıştır.(alıntı)

Bu; sosyal bir olguyu eylemle ve tarihi bir karakterle birleştiren bir yapıdır. Buradan sosyal fayda ve eğitimle ilgili dayanak gösterdiğimiz etkinlikler yapabiliriz.

Bu bilgi eşliğinde çocuklar ilk kadın roman yazarı,şair, gazetecei,pilot, matematikçi gibi başlıklarda araştırma yaparlar.

Kadın temasına örnek olarak(bu arada bu yalnızca çocuklar için değil yetişkinler için de referans olabilecek araştırma başlıklarıdır)

Semiha Es

Selma Rıza

Afife Jale

Sabiha Gökçen

Nene Hatun

Marie Curie

Hypetia gibi isimleri araştırabilirler.

Yani esas olarak Adile Sultan ismini kadın, çok yönlülük temasını besleyecek bir başlığın altında değerlendirebiliriz.

Tarihten bu konuyla ilgili Halet Çambel’e değinebiliriz:

Halet Çambel’i pek çok okuryazarlık türü içerisinde vereceğim. Bilim insanı, eğitmen, arkeolog, sporcu, halk bilimci, dil bilimci, etnograf, çevreci… Kendisi aynı zamanda köy öğretmenidir.

Mehmet Özdoğan onun öğrencisidir. Onun hakkında yazarken şunlara değinmiştir:

Halet Çambel hiçbir zaman ilklerini sloganlaştırmamıştır. Süslü ve güzel terimlerle değil; herkesin anlayacağı sırdan söylemlerle bunları hayata geçirmiştir.

Çambel ulusal değerlere bağlıdır; ancak bilimin evrenselliğine de inanan bir insandır.

Halet Çambel gibi kadın ve çok yönlülük üzerinde Mihrimah Sultan da örnek verilebilir. O da hayatı boyunca cömertliği , iyiliği ve hayırseverliğiyle anılmıştır.

Servetinin önemli bir kısmını yardımlarda dağıtmış, iki külliye yapmıştır.

Buradan hem kültürümüzde hem de dünyada aynı alanda tarihin farklı dönemlerinde çaba gösteren kadınların kronolojisini çıkarabiliriz.

Bir de ikinci bir etkinlik olarak bir okuryazarlık haritası oluşturabiliriz:

Yapıyla ilgili bölümde görsel okuryazarlığın

Adile Sultan ve ailesi hakkındaki bölümde tarih okuryazarlığının

Divan sahibi olması sebebiyle sanat okuryazarlığının

Adli ve Adile sözcükleri, mahlas-isim benzerliği mantığı verilirken de dil okuryazarlığına değinilir.

Bu böylelikle çok kapsamlı bir çalışma olur.

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SİRKECİ GARI

SULTANAHMET CAMİSİ

OKURYAZARLIK NEDİR?