MUVAKKİTHANE

 

                                                               MUVAKKİTHANE

                                                                         Bülten

Yeni cami-Eminönü külliyesi; Yeni Cami, hünkar kasrı, darül küra, muvakkithane, mektep, Mısır Çarşısı, türbe, sebil ve çeşmeden oluşmaktadır.

Daha önceden çeşme, sebil, şadırvanla ilgili içerik hazırladığım için özellikle bu içerikte ‘muvakkithane’yi vermek istiyorum.

Muvakkithane; muvakkitlerin yani vakti tespit edenlerin çeşitli aletlerle namaz vaktini belirlediği, gözlem yaparak zamanı tespit ettikleri mekandır.

(Şehirdeki büyük camilerin bahçesine inşa edilmiş bir-iki odadan büyük olmayan yapılardır. Bu yapılar içinde bulundukları külliyenin veya bitişik olduğu caminin vakfı tarafından idare edilir. Buralarda çalışan kimselere ise ‘zamanı ayarlayan, vakitten sorumlu kişi’manasında muvakkit denirdi.)

Zaman; bizim din okuryazarlığı, mimariyle birlikte görsel okuryazarlığı aktifleştireceğimiz noktada kullanılmış önemli bir temadır. Peki ‘zaman’ üzerinden anlam okuması yapacak olursak bu tema başka formlarda nasıl ele alınmış:

 

-Zaman, dediğimizde ilk olarak aklıma Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Saatleri Ayarlama Enstitüsü’isimli eseri geliyor. Eser tamamen bu kavram üzerine kurulmuştur. Muvakkit Nuri Efendi de eserin kahramanlarından biridir. Eserde insanlar ‘zaman’ ı yansıtan bir perde olmaktan öteye gidememiştir. Hatta karakterlerin fon; esas objenin ve roman karakterinin zaman olduğunu söyleyebiliriz.

Eserde zamanla ilgili pek çok tespit yapılır:

Zamanın akışı:

-Hayat yürüyor Hayri Bey, siz kelimelerle zehirlenin durun, hayat her gün yeni bir şey keşfediyor.

Zamanın kullanımı:

-Bazı insanların ömrü vakit kazanmakla geçer. Ben zamana, kendi zamanıma çelme atmakla yaşıyorum.

Zaman anlayışı:

-Her iş, iş değildir. İş evvela bir zihniyet ve zaman telakkisidir, der ve şu ifadeyle bu yargı çok güzel örtüşür:

-Çalışmak, zamanına sahip olmak, onu kullanmasını bilmektir. Biz bunun yolunu açacağız. Etrafımıza ‘zaman’ şuurunu vereceğiz. İçinde yaşadığımız zamana bir yığın kelime ve fikir atacağız. İnsan her şeyden evvel iştir, iş ise zamandır diyeceğiz, der.

Ayrıca:

-Siz mutlakın peşindesiniz. Ne garip bir saatçinin mutlak değerler peşinde koşması. Zaman gibi izafi bir şeyle meşgul olan adamın…, diye devam eder.

-Zamanına sahip olmak fikri elbette her zaman değindiğim gibi Michael Ende’nin ‘Momo’  isimli eserinde de geçmektedir.

Zamanla ve hayatla ilgili şöyle bir bölüm vardır:

-Sana o zaman demiştim ki bir yüreği olduğu için her insanın içinde altın bir zaman tapınağı bulunur. İnsanlar duman adamların oraya girmelerine izin verirlerse onlar da bu saat çiçeklerini birer birer koparırlar. Ama insanların yüreklerinden çekilip koparılan bu saat çiçekleri yine de ölmezler. Bununla birlikte gerçek sahiplerinden koparılıp alındıkları için yaşayamazlar da.

Sonra eserde canlı zamandan bahseder. Duman adamlar varlıklarını insanların canlı zamanlarından değil ölü zamanlarından yararlanarak kullanırlar.

-Zaman camide güneş saati olarak, külliyede muvakkithane olarak,, sanat eserlerinde,romanda bir tema olarak kendini gösterir.

-2009 yılı kült filmlerinden biri olan Mr.Nobody zamanı metafor olarak işleyen en iyi eserlerden biridir. Film kuantum fiziği, kelebek etkisi, paralel evrenler, bilinçaltı, felsefe ve sorgulama konularını güzel bir şekilde işler.

 

Nemo 9 yaşındayken bir seçim yapar. 3 ana ve toplam 8 alternatiften oluşan hayatı izleriz. Üç ana hikayede de kahramanımız kusursuzu arar.

Film şu replikler üzerinden bizi düşündürür:

-Seçim yapmadığın sürece kalan olasılıkların hepsi mümkündür. Püre ile salçayı karıştırırsanız onları sonradan birbirinden ayıramazsınız. Bu yüzden seçim yapmak zordur. Doğru seçim yapmanız gerekir.

Nemo’nun hayatının aşkı, ruhunu mucizevi bir şekilde tamamlayan kadın Anna’dır.

Ve Nemo 2092 yılında kendisiyle röportaj yapan gazeteciye Anna’dan bahsederken:’Yaşayacağım tüm hayatlar için tek bir hayattan vazgeçtim.’ Der.

Film bizi zaman, seçimler ve hayat hakkında düşündürür.

Predestination(2014) filminde zamanal ajanın bir teröristi aramasını izleriz.

Film belki ilk izlemede anlaşılmayacak niteliktedir. Özün bir olduğu, herkesin aynı kişi olduğu; zamanın geçmiş ve gelecek düzleminde değil an olarak şekillendiğini anlatan Doğu felsefesinin farklı bir kurguyla sinemaya aktarılmış halidir.

Aslında bu film bir anlamda içinde ; zaman paradoksunu, hayatımızın belirlenmiş bir yolda mı devam ettiğini, kendi yolumuzu mu oluşturduğumuzu düşündüren bir filmdir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SİRKECİ GARI

SULTANAHMET CAMİSİ

OKURYAZARLIK NEDİR?