SULTAN ABDÜLAZİZ AV KÖŞKÜ

 

SULTAN ABDÜLAZİZ AV KÖŞKÜ

                                                                       Bülten

 Bu yapı bende özellikle modernizm ve geleneksel olanın birleşimi noktasında düşünce uyandırdı. İçeriği hazırlamadan önce neredeyse her gün gördüğüm yapının biraz ihmal edilmiş hali ve buna rağmen bulunduğu yer ve anlamı bakımından önemi noktasında düşündürdü.

Bu yapıdaki camlar ve içeriye kırılarak giren renkli ışıklar bir anlamda Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Sultanahmet Camisi için ‘Beş Şehir’ isimli eserinde yazdıklarını aklıma getirdi. Bunun da dışında daha önceden izlemiş olduğum Abstract belgeselinde Es Devlin’in –sahne tasarımcısı olarak- ışıklardan bu kırılmalardan ne kadar çok beslendiğini anlatıyordu. Şehir ve onun yapısı, çocuklukta ziyaret edilen bir mabed ve onun çocukta uyandırdığı izlenimler gerçek anlamda sanatın temeline bizi götürür. O yüzden bizler gelenekten beslenmeyi kesinlikle reddettiğimiz bir durumda esasen ilkelliği kabul etmiş ve bunu talep etmiş oluruz. Tüm edebiyat tarihi bu tema ile oluşturulmuş eserlerle doludur. Gelenek nedir? Modernizme Engel midir? Es Devlin bize bunun tersini gösterir. Bir korunun içindeki av köşkü de esasen bunu yapmaktadır.

Es Devlin Londradaki stüdyosunda mimar, iç mimar, endüstri ürün tasarımcısı, tasarım mühendisliği, mühendislik ve sanat bazlı çalışmalar yapmaktadır.

Opera, tiyatro, performans sanatları, Es’in 2020 dünya fuarı için tasarımı 20 metre yüksekliğinde olan dairesel cephesi bulunan konik bir şiir pavyonu vardır. Aslında teknolojiyi sanatla birleştirmiştir.

Burada Arapça, Çince, Fransızca ve İngilizce şiirler vardır. Es: Şiir , dile ilham getiriyor, der. Sonuç olarak sanat ve teknolojinin daha doğrusu gelenek ve modernizmin birleştiri noktalardandır bu örnek. Aynı şekilde İstanbul mimarisi ve bir av köşkü de bu anlamda algı ağı çerçevesinde korunur ve anlamlandırılırsa değerli olacaktır.

Tabi bu  yapıda farklı etkinliklerin yapılmaya çalışıldığı –mesela yazarlık kursu gibi- görülmektedir. Burada da ancak şuna dikkat etmek gerekmektedir:

1-Ulus Baker anısına yazılan Halil Duranay’ın ‘Kültür Endüstrisini Yeniden Düşünmek’ yazısının ilk cümlesi

Kültür endüstrisinin kültür sermayesini acımasızca sömürmemesi gerektiği üzerinde durur. Buna dikkat etmek gerekmektedir. Yani bu yapılar ziyarete yahut farklı amaçlarla kullanıma açılırken korunması mevzusuna da gereken özenin gösterilmesi gerekmektedir.

Çünkü kıymetli olanı, özel olanı değeri noktasında anlamlandırmalıyız. Bu konuda aşk ı bile anlatırken Ulus Baker’in şu dizelerinin saf ve özgün olana hakkını verme noktasında kıymetli olduğunu gösterebiliriz:

Kapımın eşiği

Gözümün bakışı

Son ruhsal tatil, duruşum, bozuluşumsun.

Pazarlık etmem

Markette yoksun

Reklamın yok

Gerçekten güzelsin

Ruhumu saran sacayağı,gözümün bağı, son ruhsal katil, ölümüm, mahvoluşumsun

Cazgırlık etmem

Gönlünde yokum

Aşkımız yok

Gerçekten güzeldin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SİRKECİ GARI

SULTANAHMET CAMİSİ

OKURYAZARLIK NEDİR?